06 Ocak 2009 Salı 07:00  Osmangazi İlköğretim Okulundan bir ilk!.. 07:03  İsraili kınıyoruz...Herkes Boykota.. 06:53  Okul Yararına Kermes 05:01  Emin Kubat Siverek te 05:00  KUYUMCUYU ÖLDÜRÜP CESEDİNİ YOLA ATTILAR 04:58  Siverekli İşçiler, Belediye Başkanları Hakkında İçişleri Bakanlığı na Suç Duyurusunda Bulunacak  04:57  Diyarbakır saldırganına 9 kez müebbet  04:53  İŞTE 25 MİLYON UN ŞANSLI RAKAMLARI... 08:05  Siverek'te İnternet Çığ Gibi Büyüyor 11:18  Tarihi hamam çöplük olmaya bırakıldı. 11:03  
 Çok Okunanlar
 KUYUMCUYU ÖLDÜRÜP CESEDİNİ YOLA ATTILAR
 Çok Yorumlananlar
 İsraili kınıyoruz...Herkes Boykota..


Yazara Ait Tüm Yazılar
  Eyyüp Azlal

          eyyupazlal@hotmail.com
         URFA’YA PAŞA GELDİ…

Peygamberler şehri Şanlıurfa’nın köklü bir mirasa sahip olan kültür haritası içerisinde musiki de önemli bir yer teşkil eder. Şanlıurfa’nın dini, arkeolojik, folklorik ve diğer kültür değerlerinden bazıları yitip gitse de, musiki, yaşamak için direnmektedir. Urfa’nın zengin kültür birikimi; belgeleme, araştırma ve koruma planlarıyla değerlendirilmesi yapıldığında sadece ulusal değil, dünya kültür mirası açısından da önemli neticeler verecektir.


Balıklıgöl mevkiinde yapılan kazı çalışmalarında M.Ö. iki bin yıllarına ait bazı müzik aletlerinin bulunması Urfa musiki tarihinin dört bin yıllık olduğunu göstermektedir. Yalnız Urfa musiki arşivi üzerine yapılan çalışmalar ilmi temellere dayanılmadığından müziğimiz hakkında sağlıklı bilgilere ulaşamıyoruz. Bir dönem sayın Abuzer Akbıyık’ın gayretli çalışmaları sonraki nesle aktarılmadığından musiki kültür tarihimiz kaderine terk edilmiş vaziyettedir. Bu nedenle  bir dönem medyada Urfa denilince Arabesk Muzik  ile anılır olmuştur.


Daha sonra postmodern kültürün etkisi ve televizyonların yaygınlığıyla Urfa Sıra Geceleri ve gazelhanlar medyamızda yer almış oldu. Beğenilen konuşulan, izlenen ve dinlenen bir film olan Eşkıya’da yer aldı Sıra Gecelerimiz. Daha sonra “Nice bu hasret-i dildâr ile giryân olayım” sözleriyle başlayan gazelle başlayıp “Urfa’nın etrafı dumanlı dağlar, yüreğim yanıyor aney, gözlerim ağlar.”  gibi Urfa türküsüyle devam eden sıra gecelerimiz vardı. Şimdilerde bu kültür biraz alaşağı edilmiştir.



 


Urfa musiki kültürü hakkındaki bu kısa fasıldan sonra asıl mevzuya girmek istiyorum. Geçtiğimiz hafta sevgili dostumuz Cevat Akkanat, Milli Gazetedeki yazısında  “Urfa’ya Paşa Geldi.” Türküsünden bahseder. Hayatında sadece geceleri mezarlıklarda geçerken türkü söyleyen dostumuz Cevat Akkanat’ın diline bu türkümüz nerden dolandı bilmiyoruz..Cevat bey bu türküyü söylemekle kalmıyor bir de türkü üzerinde derin bir araştırmaya giriyor.



 


Yıllar önce bir şiir gecesi öncesinde Urfa sıra gecesinde ağırladığımız Cevat Akkanat, gecede söylenen türkülere hayranlığını gizleyememiş olacak ki bu “Urfa’ya Paşa Geldi.”  Türküsünü derinlemesine araştırıyor. Fakat araştırması dillere destan bir şekilde yapan Cevat Bey türkünün aslında bir Van türküsü olduğunu idda ediyor.



 


Araştırmasını muhtemelen Bursa İl Halk kütüphanesinde yapan Cevat Akkanat’ın eline bir dönem TRT’nin kaynak kişiler ve kaynak eserler kitabı geçer. Oldum olası o çalışmaya muhalif olmuşumdur. Bir dönem TRT Türk Halk müziğine kaynak eser kazandıralım derken yalan yanlış birçok bilgiyi repertuarına ekledi. Muzaffer Sarısözen’in başını çektiği bu güruh, Karacoğlan, Köroğlu gibi ozanların türkülerini başkalarının adına kaydettikleri gibi Sivas türküsünü Erzurum, Elazığ türküsünü Kerkük yöresine ait olduğunu kayıtlara geçirecek kadar talihsiz çalışmalara imza atmışlardır.


 


Büyüklerimiz “Urfa’ya Paşa Geldi.” Türküsünün hikâyesini bilirler. Vaktiyle Urfa’ya bir paşa gelir. Muhtemelen bu paşa 2. cumhurbaşkanımız sayın İsmet İnönü’dür. Paşanın Urfa’ya gelişi bir efsaneye dönüşür. Nasıl ki Harran’a suyun gelişi “Aney kalk bir zılgıt çal, Urfa’ma su geliyor. Türküsüyle efsaneleşmişse bu olayın hatırasına da bir türkü yakılır.



Türkü şöyledir:


Urfa’ya paşa geldiTahta Tamaşa Geldi
Bir Elim Yar Kolunda
Bir Elim Boşa Geldi


 Hani Mendilim Hani
 Durmaz Parmağın Kani
 Benim Sevdiğim Sensin¼br />  Senin Sevdiğin Hani


Urfa Urfa İçinde
Kavruldum Yağ İçinde
Ellerin Yari Gelmiş
Bizimki Yok İçinde


 Hani Mendilim Hani
 Durmaz Parmağın Kani
 Benim Sevdiğim Sensin¼br />  Senin Sevdiğin Hani
 


Türkü gerek kelimeleri ve gerekse de okunuşu itibariyle tamamen bir Urfa türküsü olduğu halde neden bu arkadaşlarımız türküyü Van türküsü yapmıştır. Efendim konu çok basit. Vaktiyle vatani görevini Urfa’da yapan Vanlı bir askerden bahsedilir. Bu askerimiz aynı zamanda bir halk ozanıdır. Türkü kışlada dillendirildiği için bu Vanlı asker de bu türküyü ezberler ve her fırsatta söyler. Askerliği bittikten sonra Van’a giden bu askerimiz davet edildiği meclislerde bu türküyü söylemeye başlar. Derken o zaman bizim muhteşem TRT’ciler gelir Van’a. Burada repertuara Van yöresine ait türküleri derlerken ozanımızı da dinlerler ve “Urfa’ya paşa geldi.” Türküsünü Van türküsü diye kayda geçerler. Acizlikler insanoğluna mahsustur sözü gereği;  “Paşa neden Van’a değil de Urfa’ya geldi.” diye bir soru sorasım geliyor. Mesela “Mardinkapı şen olur, dibi değirmen olur.” türküsü Mardin’e mi aittir sorusunu aklımıza gelir mi. Hayır diyeceğiz, çünkü bu kapı Mardin’de değil Diyarbakır’da vardır. Türkünün diğer mısralarından da Diyarbakır havası kendini ortaya koyuyor.


 


Gelelim türkümüze. Bu türküyü tekrar tekrar okduğumuzda, içeriğine baktığımızda Van kültürünü uzaktan yakından yansıtmıyor. Velev ki türkü Van’ın olsun, inanıyorum ki Vanlılar bu türküye sahiplenmez. O zaman gelin TRT repertuarındaki bu türküyü tekrar Urfa türküsü olarak yazalım ve adalet yerini bulsun diyoruz.

2008-08-20 Bu yazı  338  kere okundu Yazıcıya Yolla
Son Yazıları:

Urfa’ya Paşa Geldi…
YORUMLAR
 Mecit Mecitoğlı  2008-10-10
  Van Türküsüdür
 Urfaya Paşa geldi
Halka Tamaşa geldi
Bir elim yar koynunda
Bir elim boşa geldi
 Mecit Mecitoğlı  2008-10-10
  Van Türküsüdür
 Urfaya Paşa Geldi türküsü,Ayağında Kundura türküsü gibi kesinlikle Van'a aittir. Vanlıların 1915'te Ermeni katliamları sonrası yaşadıkları muhacırlığı anlatır. Türküde Van ağzı hakimdir.Van'da türküye ait bilinen hikaye vardır. ÇünküVanlıların hicret ettikleri illerden biri de Urfa ilimizdir.Hatta Urfa'nın yerli aileleri arasında Van kökenli olanlar var.
 murat oto  2008-10-09
  Urfa'ya Paşa geldi Van Türküsüdür.
 Sn. Eyyüp AZLAL; Ben Yüzüncü Yıl Üniversitesi “Van Gölü Çevresi Tarihi ve Kültür Değerleri Araştırma Merkezi” müdürü Öğr. Gör. M. Murat OTO. “Urfa’ya Paşa Geldi” türküsü ile ilgili yazınızı okudum. Ancak yazınız bir çok açıdan yanlışlarla dolu olduğunu düşünüyorum. Türkü Van Türküsüdür ve hikayesi şöyledir;
1. Dünya Savaşı yıllarında Rus ordusu ile iş birliği yapan Ermeniler Van ve bölgesinde büyük katliamlar yapmaktadırlar. Müslüman nüfusun erkekleri cephelerdedir. bölgede sadece kadın, çocuk ve yaşlılar bulunmaktadır. Bu yıllarda Kafkas cephesi çökünce Rus ordusu Van’a doğru ilerlemeye başlar. haber gelir ve bir gün içinde bölgenin boşaltılması istenir. müslüman halk ermeni zulmünden kurtula bilmek için bir çok kısa sürede evlerini, yurtlarını hatta küçük çocuklarını (yolda ölecekleri kesin olduğu için belki kurtulurlar diye) bırakarak kaçarlar. özetle anlatıığım bu olayda bölgeden yaklaşık 300 bin insan, Van’dan ise 50 ile 80 bin arası insan göç ederler. bu oay “Muhacırlık” diye bilinmektedir. Bu kaçışta Vanlılar ağırlıklı 4 ile yerleşirler. Bunlar; Konya, Adana, Maraş ve Urfa’dır. Savaş bittikten sonra özellikle Van, Ağrı, Bitlis ve Muş illeri boşalmıştır. Ermeni nufus ozaman Osmanlı toprağı olan Suriye’ye sürülür (tehcir). Müslüman nüfus da başka yerlerdedir. Bu illerin valileri ki o yıllarda valilere “PAŞA” denirdi, bölge halkının yurtlarına geri dönmesi için kendi illerinin halklarının bulunduğu illeri gezerek savaşın bittiğini ve yurtlarının artık güvenli olduğunu ikna etmeye çalışerlar. Bu bağlamda Urfa’daki Vanlılar kendi valileri (Paşaları) onları ziyarete geleceğini duyunca ya da ziyarete geldiğinde bu türküyü yakarlar. kendi topraklarına döndüklerinde de bu türküyü söylemeye devam ederler.
Ağız yapısı, okunuş vb. teknik konulardaki yanlış yorumlarınıza yeri olmadığı için cevap yazmıyorum, ayrıca Muzaffer Sarısözen gibi çok şeyimizi borçlu olduğumuz bu değerli insan için sarf ettiğiniz haddini aşan cümlelerinizede katılmadığımı belirtiyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoru.

BU YAZIYA YORUMUNUZU EKLEYİN
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.5253 1.5327
Euro 2.0827 2.0927
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Videolu Haberler
 İsraili kınıyoruz...Herkes Boykota..  Muro nun Film Fregmanı
 Patlamanın bilançosu: 17 ölü, 154 yaralı
 AIDS lilerin hayatta kalma süresi uzadı
Genel Editör
Bahattin Yolaçan
Örf ve Adet ve Zaman Kavramı
Sercan GÜL
Ramazan LALE
TÜRKİYE HALEN İYİ DURUMDA
Yazarlarimiz
Eyyüp Azlal
Urfa’ya Paşa Geldi…
Ali Çizmecioğlu
FAKIBABA'YI KIZDIRMAYIN!....
Mesut SAĞANDA
SİVEREK'Lİ YAZAR RUPEN ZARTARYAN
Hakan TINIK
Orhan KARPUZ
SİVEREGİN ÖZ KÜLTÜRÜ OLAN HALK OYUNLARI NEDEN DEGER VERİLMİYORR…..
Mehmet AYKAÇ
Mustafa KÜÇÜKYILMAZ
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır Kopyalanması Yasaktır.Bütün Hakları Bilisimhost internet Hizmetlerine Aittir.
Siverekha.Com Siverek Haber Ajansı İle Alakası Yoktur . Siverek Haber Ajansı Olarak Geldiyseniz Lütfen : www.Siverekhaber.Com Burdan Gidebilirsiniz. Siverekha.Com Yönetimi
Web Stats