Türkiye; her yıl 20 milyonu aşkın turist çeken doğal güzellikleri, tarihi, binlerce kilometrelik sahil şeridi ile karavan turizmine de çok uygun. Almanya, İngiltere, Hollanda gibi ülkelerde karavan sahipliği çok yaygın... Türkiye’nin 10’da biri kadar nüfusa sahip Hırvatistan’da bile 800 bini aşkın karavan olduğu belirtiliyor. Türkiye’de 3-4 bini geçmiyor. Ancak potansiyel büyük. Ülkemizde minibüs, kamyon şesi ve panelvanların karavana çevrildiği birçok imalathane var. İstanbul Kamp ve Karavan Derneği Başkanı Birol Ansa, "Karavan imalatının otomotiv sanayine büyük katkısı var. Minibüs veya kamyon şasi aldığınız zaman otomotiv sanayinin satışı artar. Çekme karavanları ise otomobilin, arazi aracının arkasına takıp istediğiniz yere götürebiliyorsunuz" dedi.
Karavan sahipliğinin teşvik edilmesi ile motorlu taşıt satışlarının artacağını söyleyen Birol Ansa, "Sadece araç satışı değil, birçok sektörde hareket sağlanır. Kabin konuluyor, aksesuar konuluyor: TV, buzdolabı... Tentesiz karavan yoktur. 4 metreden başlayıp 6 metreye kadar tenteler nereden baksanız 1000-2000 Euro arasında değişir. Karavanların sigorta konusu bile katma değer olarak sayılabilir" diye konuştu. Bir minibüs veya kamyon şasiyi karavana dönüştürme maliyetinin yaklaşık 11-15 bin YTL olduğunu bildiren Birol Ansa, "Mercedes Sprinter, Fiat Ducato, İveco, Renault Master, Peugeot Boxer, Citroen Jumper, Volkswagen Transporter gibi araçlar Türkiye’de rahatlıkla bulunabiliyor ve kolayca üzerinde değişiklik yapılıp birer karavana dönüştürülebiliyor" dedi.
Arazi araçlarından kamyon şasiye veya otobüse kadar araçlar motokaravana dönüştürülüyor. Birol Ansa, "Almanya’nın üst sınıf karavan yapımcısı Hymer, özellikle Mercedes minibüsleri karavana dönüştürüyor. Hymer Avrupa’da yaygın. Ülkemizde de örnekleri var. Avrupa’da Fiat Ducato, İveco çok kullanılıyor. Hazır şasi alınıyor. Belirli standartlarda üretiliyor. Kalıp olarak hazırlanıyor. Şasinin üzerine oturtuluyor. Renault da revaçta" ifadelerini kullandı. Hymer’in üst sınıf bir karavan markası olduğunu belirten Birol Ansa, şöyle devam etti:
"Hymer’in ikinci elleri bile 40-50 bin Euro civarı. Daha yüksek fiyatlısı da çıkıyor. Sıfırları Avrupa’da 100 bin Euro’ya çıkıyor. Ama Avrupa’da kredilendirmek kolay. Vergi de çok değil. Leasing ile ayda 400 Euro’ya karavan sahibi olunuyor. Karavan bir kültür meselesi. Avrupalılar çok yüksek rakamları verebiliyor. Ama Türkiye’de kültür yaygın olmadığı için, fiyatlar yüksek bulunuyor. Mesela ben karavanın arkasında satılık yazdım. Altında 40 bin Euro’luk oto olan biri arıyor, 60-70 bin YTL için ’Pahalı’ diyor. İlgi fazla, alan az. İlginç bir örnek var: Yalnız yaşayan Mersinli bir hanımefendi karavancı olmak için bizimle yazışıyor. Batıda karavan sahipliği çok yaygın..."
Çekme karavn daha hesaplı
Yeni bir motokaravanın 85 bin ila 120 bin YTL aralığına kadar çıkacağını bildiren Birol Ansa, "Çekmeli karavanlar ise 6 bin YTL’den başlayıp 25 bin YTL’ye kadar bulunabilir. Hatta, motosikletin çekeceği karavanlar var. İkinci el motokaravanın fiyatı ise yerli veya yabancı, eski veya yeni oluşuna göre değişir. Mesela 1990 model karavanı 25-35 bin YTL’ye bulabilirsiniz. 6 kişi yatabiliyor" dedi.
Yılda 2 ay doğayla başbaşayım yazları Ege-Akdeniz turluyoruz
İTALYA, Almanya, İngiltere, Hollanda gibi ülkelerde binlerce karavancının konakladığı kampingler olduğuna dikkat çeken İstanul Kamp ve Karavan Derneği Başkanı Birol Ansa, "Türkiye’deki az sayıda karavancı da böyle geniş imkanları olan kampinglerde olmasa da her sabah yeni bir manzarayla uyanma şansına sahip. Biz karavancılar, özellikle yazları Ege ve Akdeniz sahillerini turluyoruz" dedi. Kendisinin de her yıl en az karavan hayatı yaşadığını aktaran Birol Ansa, "Zaman zaman gruplar halinde Avrupa ülkelerine de gidiyoruz" diye konuştu. Çocuk sahibi olan karavancıların okullar kapanınca yola çıktığını böyleyen Birol Ansa şöyle devam etti: "Bütün kışı Antalya’da geçirenler var. Mesela onlar şu an hazırlanıyor. Nisan başında gezmeye başlayacaklar. Karavancılık çok yaygın olmasa da bir dönem deprem karavancılerı çıkmıştı. O kampingler bugün, yine eski günlere geriledi. Son dönemde ben canlanma hissediyorum. İlgilenen sayısı arttı."
Birol Ansa’nın bahsettiği ’deprem karavancıları’nın izlerine Sakarya’da rastlanıyor. Bu ilimizde karavan montaj şirketleri var.
Şoför mahalli üzerinde yatak kabini olan alkovan tipi karavanlar yaygın
EN yaygın karavanlar, şoför mahallinin üzeride yatak çıkıntısı olan alkovanlar... Bu karavanlara Fransızlar ’capucine-kapuçin’, İngilizce’de ’alcove’ , bizde ise alkovan deniyor. Piyasadaki karavanların neredeyse yarısı bu tip karavanlardan oluşuyor. Bu araçlar, 5-6 kişilik aileler için ideal. Kabin içi alanı geniş ve kullanışlı. Buna mukabil uzun yolda kullanımı, çıkıntısından dolayı pek rahat değil. Kapuçin nedeniyle köprülerde, ağaç dalları gibi basık yerlerde dikkatli olmayı gerektiriyor. Çıkıntının şöför mahalli ile üstten ve yanlardan birleşme yerlerinin çok itinalı yapılması ve izolasyonu gerekli. Kötü yapılırsa hem estetik bozuluyor hem de su alması içerdeki mobilyalara ve eşyalara zarar veriyor. ’Profil’ moto-karavanlar ise toplam karavanların yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. İntegral grubu karavanlar ise alkovanlı tiple profilli arasında olup her ikisinin iyi yönleri burada birleşir. Şöför mahallini kesintisiz içine aldığından kabinleri oldukca geniş. Kabin genişliği dış görüşü ferahlatır. Lüks aksesuarlarıyla moto-karavanların en pahalısı. Hafif ticarilerden bozma karavanlar ise fiyat bakımından avantajlı ama, konforu çok kısıtlı...
Sahile inemedikten sonra neden geleyim
KARAVAN ve kampçıların sorunlarını aktarırken, sahil bandından yeterince yararlanamadıklarını vurgulayan İstanbul Kamp ve Karavan Derneği Başkanı Birol Ansa, "Özellikle sahillerin karavancılara da açılması lazım. Bu olmuyorsa otellerde belli alanlarda karavan-kamp yeri imkanı sağlanmalı. Fransa’da bir olay yaşadım. Bir Fransız’a ’Türkiye’ye geliyor musunuz’ dedim; bir defa gelmiş. ’Ben sahile inemedikten sonra ne yapayım’ dedi. Doğruydu, çünkü biz de inemiyoruz" ifadelerini kullanıyor. Sahillerde her yerin ev, her yerin otel olması yüzünden kampinglere yer kalmadığını belirten Birol Ansa şöyle devam etti: "Özellikle büyük oteller, tatil köyleri bir bölümlerini karavana ayırmalı. Karavancılık gelişir. Karavancı otelin lokantasından da yararlanır, havuzuna girer, barına gider. Oteller için de gelir sağlanmış olur. Karavancılar birçok sektöre olduğu gibi klima satışlarına da katkı sağlar. Mesela klimaların karavanlar için olanları da var. 1500 Euro’ya kadar çıkar. Karavanda televizyon olabilir. LCD veya normal tüplü... Bir evde ne olması gerekiyorsa her şey karavanda var. Karavancılık 3 K’dan oluşur: Karavancı, karavan yapımcısı ve kampingci. Karavanlar kampingde kalmak ister. Çünkü kamping; sosyal etkinlik, toplu yaşam imkanı sunar; ama, kampingleri otellerin baskısından da kurtarmak gerekir. Hırvatistan’a karavanla gittik, orada 5 yıldızlı otelin yanında bir kamp vardı. 12 bin kampçı vardı.."
|