01 Aralık 2008 Pazartesi 19:41  TARIM İŞÇİLERİNİN KADERİ ÖLÜM 22:28  Arazi kavgasi : 1 ölü 3 yarali 22:26  BayernLB 5 bin 600 kişiyi işten çıkaracak  22:23  İzmit te doğalgaz patlaması: 2 ölü 22:21  Şehir Zorbaları Kemerada 22:20  Yaşar Hoca Yine Baykal a Döndü 02:31  Kriz Tellalları Böyle Soyacak 02:30  Sarıgül ün Dönüşü Kabul Edildi 02:29  Karayalçın SHP den Ayrıldı 02:27  Talabani Özal a Evet Demiş 02:26  
 Çok Okunanlar
 Arazi kavgasi : 1 ölü 3 yarali
 Çok Yorumlananlar
 Arazi kavgasi : 1 ölü 3 yarali


KANDİLLİ RASATHANESİ: 30 YIL İÇİNDE DEPREM OLACAK
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, "Marmara Bölgesi’nin belli bir deprem tehlikesi taşıdığını ve bu depremin 30 yıl içinde olmasını öngördüklerini" ifade ederek, depremlerin öngör
Altay, AA muhabirine üzerinden 9 yıl geçen Marmara Depremi sonrası
yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Türkiye’de 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren büyüklü küçüklü 5 bin
civarında deprem olduğunu belirten Altay, genellikle Bala-Ankara,
Çameli-Denizli’de yoğunlaşma olduğunu, son zamanlarda Ege Denizi ile
Marmara Denizi içerisinde ufak da olsa depremler kaydedildiğini söyledi.
Gülay Altay, Kandilli Rasathanesinin depremlerin kaybedilmesi,
parametrelerin belirlenmesi ve çözümlerinin yapılması yönünde teknolojik
olarak ne gerekiyorsa, uluslararası ölçekte ne yapılıyorsa
gerçekleştirmeye çalıştığını ifade ederek, "Şu anda istasyonlarımız
yeni teknoloji ile donatılıyor, 114 civarındaki cihazlardan 78’i yeni
teknoloji ihtiva ediyor" dedi.
Marmara ve Ege bölgelerindeki hareketliliğin normal kabul edilmesi
gerektiğini vurgulayan Altay, sözlerine şöyle devam etti:
"Son dönemde özellikle Çameli-Denizli depremlerini izliyoruz. Bunlar
Ege’de de son günlerde izlediğimiz depremler. Marmara ve Ege
bölgelerinde bulunan faylar deprem üretme potansiyeline sahiptir, normal
aktivitelerdir. Hatta 5,5 ve üzeri depremleri de üretebilirler.
Dolayısıyla Türkiye açısından bakıldığında yapılması gereken,
depremlerin öngörülmesinden, tahmininden ziyade hazırlıkların
yoğunlaştırılmasıdır."

"TÜRKİYE’NİN DEPREMSELLİĞİNİ ANLAMAK"


Prof. Dr. Gülay Altay, "depremin ne zaman olacağını kısa vadede tahmin
etmenin mümkün olmadığını" dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kandilli Rasathanesi olarak çalışmaları yoğunlaştırdığımız konu,
mümkün olduğu kadar Türkiye’nin depremselliğini iyi anlamak. Araştırmacı
arkadaşlarımız deprem üreten kaynakları inceliyorlar, mevcut depremleri
değerlendiriyorlar. Herhangi bir kısa dönem öngörüsü söz konusu değil.
Dünyada da böyle bir çalışma ancak araştırma safhasında..."
Altay, geçmiş depremlere, mevcut aktiviteye bakılarak uzun vadeli olası
bir deprem yeri tahmin edilebildiğini ifade ederek, "Marmara Bölgesi
belli bir deprem tehlikesi taşıyor, buradaki deprem olasılığının yüzde
60 mertebesinde olduğunu ifade ediyoruz. Bu depremin 30 yıl içinde
olmasını öngörüyoruz ama zamanını kısa dönem olarak tespit etmek mümkün
değil" diye konuştu.


"BELLİ TARİH PANİĞE SEVK EDER"


Prof. Dr. Gülay Altay, depremin son derece "kaotik bir olay olduğunu"
ifade ederek, belli tarihlerden söz etmenin halkı paniğe sevk edeceğini
kaydetti.
Altay, deprem riskinin ve tehlikesinin varlığını bilerek buna hazırlıklı
olmanın, hem paniğe kapılmamak anlamında hem de yaşanılan mekanların
depreme dayanıklı olması anlamında önem taşıdığını söyledi.
Depreme karşı bilinçlenme konusunda 1999 öncesi ve 1999 sonrası
arasında çok büyük fark olduğunu dile getiren Altay, şöyle konuştu:
"Depremin etkilerinin gündemde olması, üniversitelerde yapılan
çalışmalar, bilim insanlarının çalışmaları, basınla iletişimin artması,
şüphesiz bilinçlenmeyi önemli ölçüde etkiledi. Ama yeterince yaygın hale
daha getirebilmiş değiliz."
Prof. Dr. Altay, deprem bilincinin yerleşmesi konusunda pek çok kurum ve
kuruluşun çalışmalar yaptığını belirterek, İstanbul’da ve Marmara
bölgesinde çok daha etkili çalışma yapılması gerektiğini bildirdi.
Halkın da eğitimlere ilgi göstermesi, yapılan çalışmalara talebin
artması gerektiğini kaydeden Altay, "Bunun da son derece olumlu yönde
geliştiğini düşünüyorum. Yapılmayanlar tabi ki çok, ama ülkenin
imkanları ölçüsünde ve bu konuda sorumluluk taşıyan kurumların
yapabildikleri bence hızla ilerliyor, ben çok fazla olumsuz bakmıyorum"
diye konuştu.




21:37:00
01 Aralik 2008
Bu haber  63  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.5858 1.5934
Euro 2.0052 2.0149
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Videolu Haberler
 Muro nun Film Fregmanı  Patlamanın bilançosu: 17 ölü, 154 yaralı
 AIDS lilerin hayatta kalma süresi uzadı
Genel Editör
Bahattin Yolaçan
Sercan GÜL
Ramazan LALE
TÜRKİYE HALEN İYİ DURUMDA
Yazarlarimiz
Eyyüp Azlal
Urfa’ya Paşa Geldi…
Ali Çizmecioğlu
DAHA DA OLMALI...
Mesut SAĞANDA
Hamidiye Alaylarından Köy Koruyuculuğuna
Orhan KARPUZ
GENCLİK NE TARAFA
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır Kopyalanması Yasaktır.Bütün Hakları Bilisimhost internet Hizmetlerine Aittir.
Siverekha.Com Siverek Haber Ajansı İle Alakası Yoktur . Siverek Haber Ajansı Olarak Geldiyseniz Lütfen : www.Siverekhaber.Com Burdan Gidebilirsiniz. Siverekha.Com Yönetimi
Web Stats